Bilgi alış verişinin artışıyla birlikte, muhafazakar ilişkilerin bile şeffaflaşmaya başladığını günümüzde; her geçen gün boşanmalar adliye koridorlarını daha fazla işgal etmeye başladı. Hatta bu amaçla aile mahkemeleri bile kuruldu. Boşanmayan bir çok çift ise yoğun çatışma ve sıkıntı yaşamakta. Çünkü globalleşme ile birlikte toplumsal yapımız atomize oldu, bireycilik arttı. Asırlardır var olan birçok toplumsal değerimiz yok edilmeye çalışıldı. Bunların başında aile yapımız yer aldı. Acıdır, kimse son yıllarda en çok zorlanan kurumlardan biri haline gelen evlilik ve aile kurumuna gereken değeri vermedi. Hızla bir uçuruma doğru gidiyoruz.
EVLİLİK ve İLİŞKİ DANIŞMANLIĞI
Yüksek boşanma oranı nedeniyle her geçen gün gelişen bir alan haline gelen ve bu ihtiyaçtan doğan yeni bir kavram: Evlilik danışmanlığı.
Evlilik Nedir?
Kültürel ve aile
yaşantısı olarak birbirinden farklı iki insanın, aynı evi, aynı zaman ve
mekanı paylaşmaya başladıkları yeni hayat dönemindeki partner ilişkilerine
“evlilik” denir. Bugün ki anlamda kurumsal yapısı ilk defa eski Roma’da
tarif bulan “evlilik” dünyanın en eski ve kalıcı kurumlarından olduğu gibi,
toplumsal yapımızın da en önemli temel kurumlardan biridir. Evlilik ilişkisinin
temelinde karşılıklı sevgi, saygı, güven, bağlılık ve destek duyguları
yatar. Bu duyguları paylaşan ama evli olmayan, birlikte yaşayan çiftlerin
sorunlarının tedavisini de evlilik danışmanlığı kapsamında değerlendirmek
günümüz koşullarında doğru bir yaklaşım olacaktır. Hatta DSM IV’de V61.1
koduyla yer alan “Partner İlişkileri Sorunu” özetle şöyle tanımlanır: Bireyde
veya aile işleyişinde ya da çiftlerden birinde veya her ikisinde görülen
semptomların ortaya çıkışındaki klinik açıdan önemli olan hastalıklar ile
bağdaşan “eleştiriler” gibi olumsuz iletişim, “gerçek dışı beklentiler”
gibi çarpık iletişim veya “küsme” gibi iletişimsizlik unsurları görülen
eşler veya partnerler arasındaki bir iletişim modeli.
Evlilik Danışmanlığı
Nedir?
İletişim ve etkileşim
içinde sağlanan zihinsel ve duygusal öğrenmenin esas olduğu “evlilik danışmanlığı”,
aslında bir çeşit, üyeleri, evli veya beraber yaşan çift olan psikolojik
danışmadır. Ama kapsam, yöntemler, kuramlar ve uygulanan teknikler yönünden
evlilik terapisi veya çift terapisine benzer. Ama bu
iki kavram birbirinin aynısı değildir ama ayrım yapmak da çok güçtür. Her
ikisi de insan davranışlarının temelde yatan nedenlerini, kişilik yapısının
gelişimi ve bozulmasıyla ilgilenir. Bu nedenle birbirini tamamlayan psikoloji
uygulamalarıdır. Evlilik terapisi tıbbi bir model içinde ele alınır,
duygusal içeriği fazladır, daha derin kişilik ve uyum sorunları olan özel
bir grupla genellikle hastalarla ilgilenir. Evlilik danışmanlığı ise akıl
ve ruh sağlığını koruyucu bir hizmet olup, duygusal içeriği daha azdır,
genellikle daha güncel problemleri olan normal insanlarla ilgilenirler.
Terapistin eşlerin kendilerinden çok, eşler arasındaki ilişkiye odaklandığı evlilik danışmanlığında amaç; evlilik içi iletişim, empati ve uyumu artırarak evlilik ilişkisini yeniden düzenlemek, var olan ilişki sorunlarını iyileştirmek ve bu sırada eşlerde görülen davranış bozukluklarını ortadan kaldırmaktır. Bu amaçla terapist problemi değerlendirir. İfade edilmeyen duygular, evlilik içi iletişim problemleri, empati geliştirmeye yönelik müdahaleler, kişisel ve ailesel farkındalık vb. konularda çift ile terapist çözüm için bir plan yapar. Bu plan çerçevesinde “evliliğimiz neden kötüye gidiyor?” sorusunun yanıtı aranır. Çift var olan problemi, kendi bakış açısından ortaya koyar. Terapist, çiftin açık bir dille ve samimi olarak duygularını ve düşüncelerini ifade ederken birbirlerinin sözünü kesmeden saygı ile dinlemelerine, birbirlerini rahatsız eden ve daha memnun edici buldukları davranışlara odaklanmalarına, “bencil” gibi karşı tarafı küçük düşürecek davranış kalıpları kullanılmamalarına, diğerine karşı incitici davranışlarda bulunmamalarına, diğerinin bakış açısını da görmelerine ve anlamalarına, birbirlerini oldukları gibi kabul etmelerine, evlilik danışmanlığının bir “yakınma senası” olmadığı ve eşin veya partnerin karşı tarafı eleştirme şansı bulması nedeniyle kolayca vazgeçilebilecek bir ortam olmadığı konusunda ortak bir anlaşmaya varmalarına, beklentilerini açıkça ve net olarak ifade etmelerine yardımcı olur. Böylece terapist ve çift birlikte yapılan plan ve ortak amaç etrafında birleşir, ilişkide mutsuzluğa yol açan ve rahatsız eden belirli şeylerin net bir fotoğrafını çeker. Ayrıca terapist, çifti birbirlerine ve ilişkilerine ait algıları, yorumları, beklentileri, varsayımları ve standartları keşfetmeye yönlendirir. Böylece yakınmalara yol açan ve uyumu bozan davranış kalıplarının ortadan kaldırılmasına, denge ve düzen sağlanmasına çalışılır. Çünkü “uyumlu davranış” nesiller boyu devredilen genetik bir alt yapı olarak danışanlarda vardır ve iyi bir terapist ile ortaya çıkacaktır.
Çiftin geçmişinin sistematik bir değerlendirilmesi sonucunda; şikayet ve eleştirilerin, savunmacılık, küçümseme ve kaçınma gibi olumsuz davranışların artmasında, altta yatan nedenin çoğu kez “karşılıklı hoşlanılan aktivitelere daha az zaman ayırma davranışı” olduğu görülür. Ayrıca eşlerden birinin herhangi bir problemi belirtmesinin ardından diğerinin olumsuz bir ifadesinin ve ardından da ilk bireyin olumsuz ifadesinin geldiği bir durum olan “problem kışkırtması olayı” sık görülen bir diğer nedendir. Thibaut ve Kelley tarafından ortaya atılan “Sosyal Değiş-Tokuş Teorisi” görüşüne göre ise; sorunlu ilişkileri bulunan çiftler, olmayanlara oranla, olumsuz ve sıkıntılı davranışları daha fazla, olumlu ve sevindirici davranışları ise daha az değiş-tokuş ederler. Ayrıca mutsuz çiftlerdeki olumsuz davranışların değiş-tokuşu karşılıklı olma eğilimindedir. Seans boyunca terapist, olumsuz değiş-tokuşlara aktif olarak müdahalede bulunarak tartışmaların alevlenmesini engeller.
Evlilik danışmanlığının avantajı, başlayan terapi programında, eşlerden birinin katılmaya isteksiz olduğu durumlarda, evlilik danışmanlığı diğer eşle yürütülebilir. Böylece bir eşle terapist arasında iletişim kanalları açık kalarak evlilik sorunlarının çözümü konusunda çifte müdahalede bulunma imkanımız olur. Ama araştırmalar göstermektedir ki, çiftin birlikte evlilik danışmanlığına devam etmesi, evlilik sorunlarının çözümünde, tek bir partnerin kişisel danışmasına göre daha etkilidir. Evlilik danışmanlığının bir diğer avantajı da, terapistin sadece evde gerçekleşen olayları dinlemek yerine, seanslar sırasında çiftin iletişim ve etkileşimindeki bozuk yapıları gözlemleyebilmesi ve bu bozukluklara müdahale edebilmesidir.
Evlilikler İçin
Tehlike Çanları Ne Zaman Çalmaya Başlar?
Evliliğinizde kıskançlık
ve aldatılma vb. şüphelerinizde artış varsa, evliliğinize, kendinize ve
eşinize olan güveninizde azalma olduğunu hissediyorsanız, cinsel ve duygusal
anlamda eşinizden uzaklaşma hissediyorsanız, cinsel ilişkinizde belirgin
bir azalma varsa, sık sık tartışıyor ve tartışmalarınız kavga ile sonuçlanıyorsa,
tartışmalarınızda veya kavgalarınızda “boşanma” sözcüğünü daha sık kullanır
hale geldiyseniz, ilişkinizde sevgi, saygı, güven ve bağlılık duygularında
azalma varsa, evliliğiniz size ve eşinize mutluluk, neşe ve canlılık vermiyor
ve hatta tam tersi sizi ve eşinizi sıkıyorsa, eşiniz artık size özen göstermiyor,
iltifatlarda bulunmuyor, hediyeler almıyorsa, doğum gününüzü veya evlilik
yıldönümünüzü hatırlamıyorsa evliliğinizin için tehlike çanları çalıyor
demektir. Sonrasında çatışmalar ve iletişim problemleri arttıkça, eşler
taraf olur, ilişkinin olumsuzlukları üzerine odaklanmaya başlarlar. Ama
bu sorunları düzeltmek ve değiştirmek elimizdedir. Yaşamın kaçınılmaz bir
parçası olan değişimde önemli olan, değişimin istediğiniz yönde olmasıdır.
Cinsel Sorunların
Evlilik Sorunlarıyla İlişkisi
Cinsel sorunların
evlilik sorunlarıyla ilişkilidir. Cinsel problemleri ile başa çıkabilmek
için cinsel terapiye başvuran çiftlerin problemleri evlilikte yaşanan çatışmalardan
da kaynaklanabilir ve bazen aile içindeki diğer bireylerin fonksiyonlarından
da etkilenebilir. Aynı şekilde evlilik yaşamları için yardım isteyen çiftlerin
evlilik sorunlarına ek olarak cinsel sorunları da var olabilir. Örneğin
eşe karşı duyulan düşmanlık; cinsel etkinlik öncesi baskı ve gerilim yaratılarak,
cinsel etkinliği başlatmak için uygunsuz bir zaman seçilerek, fiziksel
veya psikolojik açıdan kendini eşine karşı itici göstererek veya eşin cinsel
isteğini geçiştirmek için bahaneler bulunarak ifade edilebilir. Görüldüğü
gibi cinsel sorunlar evlilik sorunlarının sonucu olabildiği gibi evlilik
sorunlarının nedeni de olabilir. Bu nedenle cinsel terapinin yanında terapistin
evlilik danışmanlığı konusunda da bilgi ve tecrübe sahibi olması önemlidir.
Evlilik Danışmanlığında
Kullanılan Teknikler
Evlilik danışmanlığında;
sistematik duyarsızlaştırma, gevşeme eğitimi, atılganlık eğitimi, model
gösterme, biçimlendirme, markayla ödüllendirme, taşırma, itici uyarıcılara
koşulama, öz-denetim sağlama vb. davranışçı teknikler, olumsuz otomatik
düşüncelerin belirlenmesi, imajinasyon tekniği, sorunları listeleme, aşağı
doğru ok tekniği, sokratik sorgulama tekniği, akılcı-duygusal rol yapma
tekniği, sanki farz et tekniği, inancın avantaj ve dezavantajlarını inceleme
tekniği, bilişsel cetvel tekniği, aşırı uçların vurgulanması tekniği, kendini
açma tekniği, ev ödevleri, problem çözme tekniği, karar verme tekniği,
davranışsal deneyler tekniği, etkinlik planlama ve izleme tekniği, dikkati
farklı bir uyarana odaklama tekniği, rol yapma tekniği, pasta tekniği vb.
bilişsel teknikler ile eşler arasındaki iletişim ve uzlaşma becerilerinin
geliştirilmesi, iletişim eğitiminin verilmesi, çiftin yaşam repertuarlarının
genişletilmesi, aktif ya da pasif kızgınlığın giderilmesi, sınır ve sorumlulukları
netleştirilmesi, eşlerin beklentilerini açıkça ortaya koyması ve
karşılıklı anlayış temelinde uzlaşma sağlanması, eşlerin davranış repertuarlarını
genişletilmesi ve esnetilmesi, rahat tartışma ortamının sağlanması, düşünce
okunması çalışması, güven kaybının giderilmesi, eşlerin rolleri hakkında
çok farklı ve gerçekçi olmayan beklentilerinin giderilmesi, güç çatışmalarının
giderilmesi, davranış değişiklikleri ve bu değişiklikleri sağlamak için
birbirlerine karşı kullanacakları ödül ve cezaları belirleme konusunda
anlaşmaya varma, eşlerin kendi çatışmalarıyla daha etkin bir biçimde başa
çıkmaya çalışmaları üzerinde yoğunlaşmaları, anlaşamasalar bile uzlaşabileceklerinin
öğretilmesi, eşlerin birbirlerinin gereksinimlerine karşı anlayış ve duyarlık
geliştirmeleri, cinsel iletişimin sağlanması, cinsel kılavuz düşüncenin
geliştirilmesi, çiftin mevcut sorunu, eşlerden birinden kaynaklanan sorun
olarak görmek yerine, eşler arasındaki ilişkiden kaynaklanan sorun olarak
görmelerinin sağlanması, yanlış yorumlanan davranışların düzeltilmesi,
eşlerin tek tek değil bir sistem olarak ele alınması vb. yardımcı teknikler
kullanılmaktadır.
Son tahlilde; evlilik yaşamında çok çeşitli sorunlar karşımıza çıkabilir. Önemli olan tüm sorunları sevgi, saygı, karşılıklı anlayış, iyi niyet ve iletişim ile çözmenin yollarını aramaktır.